Berk Şahin, Türkiye'nin en köklü radyo istasyonlarından birinde 11 yıl boyunca gazetecilik yaptı. Ancak 2021 yılında radyoyu bırakıp bağımsız bir podcast kanalı kurma kararı aldığında, birçok meslektaşı bu adımı erken ve riskli buldu. Bugün ise "Açık Frekans" adıyla yayın yapan kanalı, Türkiye'nin en çok dinlenen bağımsız ses gazeteciliği platformlarından biri konumunda. Sontar olarak İzmir'de buluştuk.

Sontar: 11 yıllık radyo kariyerini podcasting için bırakmak büyük bir adım. Bu kararın arkasındaki hikayeyi anlatır mısınız?

Berk Şahin: Aslında bu karar bir anda olmadı. 2019 yılından itibaren radyo dinleyici sayılarının düşüşünü yakından gözlemliyordum. Dijitalleşme kaçınılmazdı, ama kurum içinde bu dönüşüme ayak uydurmak çok yavaş ilerliyordu. Bir sabah, yıllarca birlikte çalıştığım editörün "radyo hâlâ en güçlü medya" dediğini duydum. O an anladım ki bu kurumda dijital ses gazeteciliğini inşa edemeyeceğim.

Sontar: Türkiye'de ses gazeteciliğinin mevcut durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Berk Şahin: Heyecan verici ama zorlu bir dönemdeyiz. Dinleyici sayıları hızla artıyor, bu doğru. Ama kaliteli ses gazeteciliği hâlâ çok az. Bir sürü konuşma podcasti var; insanlar mikrofon önüne geçip iki saat sohbet ediyor. Bu formatta güzel örnekler de var elbette. Ama anlatı gazetecilik, belgesel ses üretimi, gerçek anlamda araştırmacı audio içerik çok çok az.

Avrupa'da ve Amerika'da Serial gibi projeler, podcasting'i bir gazetecilik platformu olarak meşrulaştırdı. Türkiye'de benzer bir projenin çıkması için hem finansman hem de deneyimli bir ekip gerekiyor. Biz Açık Frekans'ta bunu denemeye çalışıyoruz ama çok kaynaklı bir iş bu.

"Türkiye'de ses gazeteciliği hâlâ büyümekte olan bir alan. Ama doğru format ve dağıtım stratejisi olmadan başarılı olmak çok zor. Dinleyici güvenini kazanmak en az iki yıl alıyor."

Sontar: Bağımsız yayıncılık yaparken en büyük zorluklar nelerdir?

Berk Şahin: Para ve zaman. Bunların ikisi de birbirine bağlı. Kaliteli bir araştırmacı ses belgeseli üretmek, ciddi bir hazırlık ve prodüksiyon süreci gerektiriyor. Biz bir bölüm için bazen 40–50 saat çalışıyoruz; araştırma, röportajlar, yazım, kurgu, ses düzenleme, müzik... Ama o bölümden doğrudan kazandığımız gelir bunu karşılamıyor.

Türkiye'de reklam ekosistemi henüz bu kalitedeki içeriği finanse edecek olgunluğa ulaşmadı. CPM değerleri düşük, marka anlaşmaları çok az. Çözüm yolları arıyoruz: üyelik modeli, canlı etkinlikler, eğitim içerikleri. Birden fazla gelir kapısı açmadan sürdürülebilir olmak zor.

Sontar: Prodüksiyon sürecinizi anlatır mısınız? Nasıl bir ekiple çalışıyorsunuz?

Berk Şahin: Küçük ama güçlü bir ekibiz. Ben editör ve sunucu olarak sorumluyum. Bir araştırmacı gazeteci, yarı zamanlı ses mühendisi ve dijital yöneticimiz var. Toplam dört kişiyiz. Bu kadro, ayda iki kaliteli bölüm üretmemize yetiyor.

Prodüksiyon sürecimiz klasik radyo gazetecilik disiplininden geliyor. Önce konu araştırması, sonra çoklu kaynak röportajları, ardından yazılı metin hazırlığı. Kayıt aşamasına bu altyapı sağlamdan geçmeden geçmiyoruz. Sonucu da ortada; dinleyicilerimiz derinlikli içeriği hissedebiliyor.

Açık Frekans Hakkında Berk Şahin tarafından 2021 yılında kurulan Açık Frekans, Türkiye'de araştırmacı ses gazeteciliği alanında yayın yapan bağımsız bir podcast kanalı. Şu ana kadar yayınlanan 84 bölüm 2,3 milyon kez dinlendi.

Sontar: Türkiye'de podcast başlamak isteyenlere ne tavsiye edersiniz?

Berk Şahin: İlk tavsiyem: mükemmeliyetçilikten kaçının. Birinci bölümünüz kötü olacak. İkinci bölümünüz de. Ama elli bölüm yayınladığınızda bambaşka bir yerde olacaksınız. Tutarlılık kaliteden çok daha önemli, en azından başlangıçta.

İkinci tavsiyem: niş seçin ve o nişe bağlı kalın. "Genel sohbet" podcasti en kalabalık ve en rekabetçi alan. Ama spesifik bir konuda otorite kurmak, küçük ama sadık bir kitle inşa etmek çok daha değerli. Türkiye'de hâlâ doldurulmamış yüzlerce niş var.

Son olarak: topluluk kurun. Sadece içerik üretmeyin, dinleyicilerinizle konuşun, soru alın, bölüm fikirlerini birlikte geliştirin. En güçlü büyüme ağızdan ağza geliyor hâlâ.

Sontar: Türkiye'de ses gazeteciliğinin geleceği için öngörüleriniz nelerdir?

Berk Şahin: İyimserim. Önümüzdeki beş yılda ciddi dönüşümler yaşanacak. Reklam pazarı büyüyecek, bu kesin. Nitelikli içerik üreticileri için finansman kanalları açılacak. Belki bir iki büyük medya kuruluşu ciddi bir podcast yatırımı yapacak ve bu sektörü normalize edecek.

En önemli dönüşüm ise yapay zekayı doğru kullanan üreticilerin öne çıkması olacak diye düşünüyorum. AI, ses düzenleme ve transkripsiyon alanında inanılmaz kolaylıklar sağlıyor. Bu araçları içerik kalitesini artırmak için değil üretim hızını artırmak için kullananlar uzun vadede fark yaratacak.